Hamilelik ve Doğum Sonrası Depresyon

Stresle Başa Çıkma Yolları
21 Şubat 2017
Sınav Kaygısı ve Öneriler
24 Nisan 2017

Hamilelik ve Doğum Sonrası Depresyon

Stress at the pregnant woman at home

 

Bir çok kadın için hamilelik ve aileye yeni katılacak bir üyenin olması heyecan vericidir. Bu heyecan mutluluk getirir ancak mutlulukla beraber bazı kaygı, korku, hatta depresyona varacak kadar da farklı duygu durumların ortaya çıkmasına neden olur. Ancak hamilelik döneminde annenin – anne adayının – hormonlarındaki değişiklikler genelde depresyon olarak yorumlanmayabilir. Bu da hem hamilelik döneminde anne için hem de hamilelikten sonra anne ve çocuk için olumsuz sonuçlar doğurabilir. O yüzden hamilelik döneminde ve doğum sonrasında anne/anne adaylarının mutlaka psikolojik destek alması önerilmektedir.

 

Hamilelik ve Doğum Sonrası Dönemde Depresyon Belirtileri Nelerdir?

  • Sürekli hüzünlü bir ruh hali
  • Konsantrasyon zorluğu
  • Yemek yeme düzeninin bozulması
  • Uyku düzensizlikleri. Aşırı uyumak ya da çok az uyumak
  • Enerji kaybı
  • Daha önce zevk alarak yapılan faaliyetlere karşı ilgisizlik
  • Suçluluk duygusu
  • Ölüm ve intiharla ilgili düşünceler

Belirtilerde de bahsedildiği gibi hamilelik döneminde ya da hamilelikten sonra depresyonun olması bebek için de bazı riskler oluşturmaktadır. Annenin/anne adayının bu belirtileri taşıyor olması hem anne karnındaki çocuğun gelişmesini sekteye uğratabilir hem de erken doğum ve düşük gibi sonuçlara neden olabilir. Ayrıca doğumdan sonra annenin bebeğine bakım vermesinde de zorluklar yaşaması muhtemeldir.

 

Hamilelik ve Doğum Sonrası Depresyonun Psikoterapisi

            Depresyonda ilaçlı tedavi ve psikoterapi birlikte yürütülmektedir. Ancak hamilelik döneminde ve doğum sonrası yaşanan depresyon için ilaçlı tedavinin riskleri vardır. Alınan anti-depresan ilaçların anne karnındaki çocuğu ve anne sütünden beslenen çocuğu  etkileyeceği muhakkaktır. İlaçlı tedavi gören anne/anne adaylarının önerilen ilaçların riskleri, yararları ve kullanılmadığı takdirde oluşabilecek zararlarını hekimlerle çok iyi bir şekilde analiz etmesi gerekmektedir. Bu değerlendirme yapıldıktan sonra ilaçlı tedaviye başlanmalıdır. Tedavi sürecinde mutlaka psikoterapi de birlikte olmalıdır.

 

Psikoterapiler sayesinde anne/anne adayları hamileliğin getirmiş olduğu ekstra zorluklarla başa çıkmayı öğrenerek daha iyi bir süreç geçirebilirler. Bu tedavi sürecinde anne/anne adaylarının yanı sıra zaman zaman diğer ebeveynin de terapi sürecine dahil olması gerekmektedir. Çünkü böyle bir durumda 1. dereceden sosyal destek sağlayıcısı “eş”tir.

 

Hamilelik dönemi ve doğum sonrası depresyonların psikoterapisinde Bilişsel Davranışçı Terapi tekniği kullanılan yöntemlerden biridir. Bu terapi tekniğinin birincil amacı doğum öncesi ve sonrası dönemin anne/anne adayında oluşturduğu kaygıları azaltmak ve duygu – düşünceleri analiz ederek yeniden yapılandırmaktır. Bu dönemde bireyin yaşamış olduğu zorluklara karşı geliştirdiği düşünce ve duyguları üzerinde çalışmalar yapılarak ilk önce bilişsel hazırlığı sağlanır ve anne/anne adayının yaşadığı stresörlerle mücadele etmesi sağlanarak içinde bulunduğu dönemi uyumlu bir şekilde atlatması hedeflenir.

 

Psikolog Uğur ŞENTÜRK

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir